OGÜNhaber Portalı
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 32.134
10
Bulunduğu yer: Ulusal
İP: 85.103.112.155
|
|
18-10-2008
|
OGÜNhaber 17.Ekim.2008
Son Dakika
Yurttan ve Dünyadan Derlenen Son Dakika Haberleri
TÜRKİYE BM GÜVENLİK KONSEYİ ÜYESİ
Türkiye, Batı Avrupa bölgesinden aday olduğu 2009-2010 BM Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliği seçimlerinde, Batı Avrupa grubunda 1. turda üçte iki çoğunluğu alarak 151 oyla BMGK’nin üyesi oldu.
Aynı grupta Avusturya da 133 oy alarak seçilmiş oldu. İzlanda ise gerekli olan 128 oyun altında kalarak 87 oyla elendi.
Diğer bölgesel gruplarda ise Afrika bölgesinden Uganda (tek aday), Latin Amerika ve Karayibler bölgesinden Meksika (tek aday) ve Asya grubunda Japonya (İran’ı geride bırakarak) BMGK’nin 2009-2010 dönemi üyesi oldu.
Türkiye, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren BMGK’nin yeni üyesi olarak görev yapacak.
Türkiye, Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine adaylığını 21 Temmuz 2003 tarihinde açıklamıştı.
BM Güvenlik Konseyinde 1951-1952, 1954-1955 dönemlerinde ve son olarak da 1961 yılında Polonya ile paylaştığı bir yıllık yarı dönemde yer alan Türkiye, 47 yıldır konseyde temsil edilmiyordu.
Diğer 3 geçici üye ise Meksika (185 oy), Uganda (181 oy) ve Japonya (158 oy) oldu.
Yeni 5 geçici üye 1 Ocak 2009’da 2 yıllık görevlerine başlayacak.
DIŞİŞLERİ BAKANI BABACAN;
’’BUGÜN TÜRKİYE İÇİN TARİHİ BİR GÜN’’
Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye’nin 2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliğine seçilmesiyle ilgili olarak ’’Bugün Türkiye için, Türk hariciyesi için güzel bir gün, tarihi bir gün’’ diye konuştu.
Dışişleri Bakanı Babacan, Türkiye’nin Batı Avrupa bölgesinden BMGK seçimlerini 1. turda 151 oy alarak büyük farkla kazanmasının ardından BM binası önünde Türk gazetecilere açıklamada bulundu.
Babacan, 48 yıl aradan sonra Türkiye’nin yeniden BMGK üyeliğine seçildiğini belirterek, seçimlerde bugün 192 ülkenin oy kullandığını ve Türkiye’nin oy kullananların 151’nin oyunu aldığını ve bunun yaklaşık yüzde 80’e varan bir oran olduğunu söyledi.
Türkiye’nin BMGK’ya seçilmesinin, Türkiye’nin 5 yıldır sürdürdüğü yoğun çabanın sonucu olduğunu belirten Babacan, başta Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Baki İlkin olmak ve Ankara’da Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan olmak üzere tüm Dışişleri Bakanlığının son 5 yıldır Türkiye’nin BMGK adaylığına adeta ’’kilitlendiğini’’ söyledi.
Babacan, Türkiye’nin 1 Ocak 2009’da BMGK’da görevine başlayacak olması dolayısıyla Dışişleri Bakanlığının görev yükünün artacağını da belirtti.
Türkiye’nin sınavının aslında şimdi başladığını vurgulayan Babacan, bu sınavı da başarıyla vereceklerinden emin olduğunu söyledi.
CUMHURBAŞKANI GÜL TEBRİK ETTİ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesi dolayısıyla Hükümet’e ve Dışişleri Bakanlığı teşkilatına başarının elde edilmesindeki çalışmalarından ötürü takdir ve tebriklerini ifade etti.
"TÜRKİYE’YE İTİMADIN BİR GÖSTERGESİ"
Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesinin, Türkiye’nin uluslararası politikada artan ağırlığının bir sonucu ve uluslararası toplumun Türkiye’ye olan itimadının da bir göstergesi olduğunu söyledi.
KANDİL’E HAVA OPERASYONU
Genelkurmay Başkanlığı, Irak’ın kuzeyinde Kandil bölgesinde tespit edilen PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne ait hedeflerin, Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçaklarınca dün etkili bir şekilde vurulduğunu bildirdi.
Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
’’Irak’ın kuzeyinde Kandil bölgesinde tespit edilen PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne ait hedefler, Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçaklarınca 17 Ekim 2008 tarihinde etkili bir şekilde vurulmuştur.
17 Ekim 2008 Cuma günü gündüz saatlerinde icra edilen harekat başarı ile tamamlanmış ve uçaklarımız emniyetle üslerine dönmüştür.
İcra edilen harekatta, her zaman olduğu gibi sadece PKK/KONGRA-GEL terör örgütü hedef alınmış, sivil halkın olumsuz etkilenmemesi için gerekli hassasiyet gösterilmiştir.’’
"GÖRÜNTÜLER BAYRAKTEPE’YE AİT DEĞİL"
Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, 14 Ekimde bir gazetede yer alan görüntülerden birinin Bayraktepe’ye 125 kilometre uzaklıktaki Kandil Dağı bölgesine, Aktütün’ün 1 kilometre yakınında olduğu belirtilen diğer iki görüntünün ise bu bölgeye yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Keritepe’ye ait olduğunu bildirdi.
Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’ndaki haftalık basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tuğgeneral Gürak, bir gazetede yer alan görüntülere ilişkin soru üzerine, Hava Kuvvetlerinin, Aktütün Jandarma Sınır Karakolu’na yönelik saldırının olduğu gün saat 16.58’den itibaren tespit edilen hedefleri tam isabetle vurduğuna ve 14.45’te de helikopterlerin, hedefi atış altına aldığına ilişkin görüntüleri basın mensuplarına gösterdi. Tuğgeneral Gürak, konuyla ilgili ellerinde çok detaylı bilgiler bulunduğunu, inceleme tamamlandıktan sonra bunları açıklayacaklarını kaydetti.
Türk Hava Kuvvetleri F-16’larının vurduğu noktanın Bayraktepe’ye yakınlığının 17.5 kilometre civarında olduğunu bildiren Tuğgeneral Gürak, çatışma esnasında teröristlerin, askerlerin zarar görmeyeceği şekilde ateş altına alındığını söyledi.
Tuğgeneral Gürak, ’’Durum takip edilmiş, elde edilen görüntüye yönelik hava harekatı uygulanmış ve hedef tam isabetle vurulmuştur’’
TERÖRİSTLER 35 ZAYİAT VERDİ
Tuğgeneral Metin Gürak, Şırnak’ın Cudi Dağı’nın doğusunda Besta bölgesinde 14 Ekim 2008 Salı günü sızma girişiminde bulunan iki ayrı terörist gruba düzenlenen operasyonun ardından elde edilen dinleme dokümanından, teröristlerin 35 zayiat verdiklerinin belirlendiğini belirterek, zayiatların bir bölümünü bölgeye gömdüklerinin, bir bölümünü ise yanlarında götürdüklerinin, hatta yaralı bir teröristin infaz edildiğinin anlaşıldığını bildirdi.
Bu olayla ilgili bölücü terör örgütü unsurlarının kendi aralarındaki telsiz görüşmelerinden alınan bazı dinlemeleri gazetecilere okuyan Tuğgeneral Gürak, ’’Bu olayda örgüt büyük zayiat vermiştir. Ancak bölücü terör örgütü, ölülerini, Bayraktepe’de de olduğu gibi bölgeye gömmekte, bir kısmını yanında götürmekte veya arazinin uygun yerlerine bu ölüleri saklamaktadır’’ bilgisini vererek, bölgede halen arama tarama faaliyetlerinin devam ettiğini söyledi.
SONUÇ KAMUOYUYLA PAYLAŞILACAK
Gürak, Bayraktepe’ye saldırı olayı ile ilgili incelemenin 2. Ordu Komutanı tarafından yapıldığını, inceleme sonuçlandığında paylaşılacak hususların kamuoyuna aktarılacağını söyledi.
"Araziyi, teröristin durumunu, birliklerin durumunu, olayın oluş şeklini ve bunu yorumlayacak taktik bilginiz yoksa, o zaman taktik değerlendirme bazı yanlışlıklara, yanlış
anlamalara sebebiyet verebilir’’ diyen Gürak, ’’terörle mücadelede istihbarat zafiyeti bulunmadığını’’ da vurguladı.
"GEMİYİ LİMANA ULAŞTIRACAĞIZ"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, küresel mali krize ilişkin gelişmeleri yakında izlediklerini, gerekli olan her şeyi gecikme olmaksızın yaptıklarını söyledi.
Partisinin genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, küresel mali krize değinerek, ’’Felaket tellallarının bütün gayretlerine rağmen, dünyanın en güçlü ekonomisine sahip ülkelerin çok ağır biçimde ödediği, yaşadığı kriz dalgalarını bugün Türkiye en asgari etkiyle atlatıyor’’ dedi.
Erdoğan şöyle devam etti:
"100 yılda görülebilecek büyük bir ekonomik krizin, dünyayla entegre olan bir ekonomiye mutlaka etkileri olacaktır. Çünkü dünya, ülkeler birbirine her yönüyle bağlı. Ekonomide bunların her önemlisi. Biz de zaten hiç etkilenmeyeceğimizi söylemedik, söylemiyoruz. Bu etkileri en az hasarla, en az maliyetle, en az bedelle atlatılabileceğini söylüyoruz. Ama bunun için herkes dikkatli olmalı, söylediğine dikkat etmeli.
Birileri zorla bize (böyle bir endişe var) diye kabul ettirmeye çalışıyor. Bizler böyle bir endişenin olmaması için her tedbiri aldık, alıyoruz. Böyle krizleri yaşayarak, bu krizlerden ders çıkarma adına akılcı, disiplinli adımlar atarak bu noktaya geldik. Dalgalı denizde yol almakta az da olsa bir tecrübemiz var. Sadece hükümet olarak bizim değil, özel sektöründe böyle bir tecrübesi var. Türkiye’nin ekonomik olarak bu süreçten sapasağlam çıkacağına ve kriz yorgunu küresel ekonomik tabloda dinamizmi ile çok önemli roller oynayacağına inanıyorum."
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan ifadeler şöyle:
• Birileri bizleri tahrik etmeye çalışıyor. birileri kalkıp şahsıma yönelik ’Genelkurmay’ın Başbakanı’ gibi yakışıksız, çirkin ifadeler ortaya koyuyor. Ama biz şu kurumun, bu kurumun değil, tekilci bir yaklaşımla değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı, milletin başbakanıyız.
• Bu tür yaklaşımı gösteren medyaya da sesleniyorum. Kusura bakmayın siz kimin medyasısınız?
• Sen kalkar da (Aktütün’de okul yok, öğretmen yok) dersen, ne sana ne o medyaya saygı duyarım. Bunun adı eleştiri değildir. Okulun olduğu yerde bunlar yok dersen, bunlar bal gibi yalandır, palavradır. Sen nasıl gazetecisin, sen nasıl medya grubusun, sen nasıl haber yapıyorsun?
• Terör uzmanı adı altında birileri çıkıp televizyonlardan ahkam kesiyor.
Bakıyorsunuz ki emekli askerlerden bazıları çıkıp ahkam kesiyor. Bu kadar mahirdin de niçin bu işin kökünü o zaman kazıyamadın?
KRİZ TÜM ÜLKELERİ ETKİLEYECEK
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Kemal Derviş, finansal krizin, Türkiye dahil tüm ülkelerin reel sektörünü etkileyeceğini, ancak Türkiye’nin, pazar çeşitlendirmesine girmekle risklerini azalttığını söyledi.
Kemal Derviş AA’ya verdiği demeçte, ABD’de ortaya çıkan finansal krizin, diğer ülkelere de yayıldığını ve finansal sektörü riskli enstrümanları bulunduran ülkeleri ağır etkilediğini kaydetti.
Krizin küresel bir etki düzeyinin olduğunu ifade eden Derviş, ancak etkilenme düzeyinin ülkeden ülkeleye değişebileceğini bildirdi.
Türkiye’nin dış ticaret yönüyle, ekonomisi daralan Avrupa’dan özellikle etkilenebileceğinin altını çizen Derviş, ancak Türkiye’nin, Çin pazarına girmekle iyi yaptığını, çünkü dış ticaret pazarlarını çeşitlendirdiği için risklerini azalttığını ve Avrupa’daki durgunluktan nispeten az etkilenebileceğini vurguladı.
ABD ve Avrupa’daki bankaların, bulundurdukları toksik (zehirli) enstrümanlar nedeniyle olumsuz etkilendiklerinin altını çizen Derviş, Türk bankacılık sektöründe, batı ülkelerinde olduğu türden riskli enstrümanların olmadığını vurguladı. Derviş, Türkiye’nin, 2001 sonrasında gerçekleştirdiği yapısal reformlar ve bankacılık sektöründe aldığı önlemlerin meyvesini yediğini söyledi.
Derviş, küresel krizin, ekonomilerde daralma ve küçülme etkisi yaratarak büyümeyi düşürürken, enflasyon açısından olumlu etkisinin görülebileceğini kaydetti.
 
Konu OGÜNhaber tarafından (18-10-2008 Saat 07:54 ) değiştirilmiştir.
|
|