Denge
Gel dostum, otur şu tahterevallinin karşı tarafına, hem dinlenelim biraz, hem muhabbet edelim.. Mola vermiş say kendini bu divanenin gezindiği parkta. Hem de şu eğri büğrü dünyamda iki kişi denge kursun bir an için.
Ben yükselirim sen düşersin, sen yükselirken ben düşerim. Benim yerime dünyayı koy ve düşün.. Nasıl bir dengedesin? Bu nasıl bir oyun? Dünyadan kopardığın her parçayla sen yere yaklaşıyorsun. Önce taşıdığın yükü hesap et, boş ver şimdi bu meczubu sen. Sandığın kadar ağır ve gerçek değil ki dünya.Ben bir ihtimal yine kendimle konuşuyorum.
Yarın.. Yo hayır, yarın çok uzak, unutabilirsin. Bu sohbet bitip de giderken sen.. Yani üç beş dakika sonra.. Burada, bir daha geri dönemeyeceğin bu parkta ne bırakabilirsin? Gözünden düşmüş eski bir şey incitir bu parkı, sakın ha dostum. Sana ait ve senin de sevdiğin bir parça kalsın.
Hem söyle bakayım hele bir.. Peşinde olduğun hazine nedir? Aşk mı.. Dostun mu.. Kutlu bir görev mi edindin.. Kendini tanıma çabasında mısın.. Yoksa daha fazla güç peşinde misin.. Ailen için mi varsın.. Veya insan olabilmek için mi yaşarsın.. Söyle hadi en kıymetlini, çünkü daha uzar da uzar bu saydıklarım.
__________________
Her Lafa Verecek Cevabım Var..
Lakin Bir Bakarım Lafmı Diye, Bir de Söyleyene Bakarım, Adam mı Diye !!
|