Antalya'da sanayici ve işadamlarıyla sabah kahvaltısında biraraya gelen CHP eski Genel başkanı Deniz Baykal kahvaltı sonrasın gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
ANTALYA - Konuşmasının büyük bölümünü 12 Eylül tarihinde yapılacak olan referanduma ayıran Deniz Baykal , Türkiye de hukuksuzlukların, zorbalıklarının bu düzeyde yaşanıyor olmasının herkes için düşündürücü olduğunu iddia etti.
Baykal, şunları söyledi "Öyle anlaşılıyor ki hukukun askıya alınmasına meşruiyetin askıya alınmasına bir askeri müdahale , darbe yapılmasına gerek kalmadan da dekoru koruyarak hukuksuzluklar zorbalıkları bu düzeye taşımak mümkünmüş, darbe olmadan da bir darbe ortamının darbe hukukunun devreye sokulabileceği maalesef ortaya çıkmaya başlamıştır çok acı bir tablodur. Hukuk çaresiz hale gelmiştir Türkiye'de yaşanan hukuk süreçlerinin henüz daha anayasa değişikliği yürürlüğe girmeden bu biçimde ortaya çıkması, anayasa değişikliğini önlemenin ne kadar önemli olduğunu ispatlıyor. Eğer anayasa değişikliği bu şekliyle yürürlüğe girerse bugünkü anayasal düzende ortaya çıkan bu çarpık ucube hukuk manzarasının ne hale geleceğini herkesin takdirine bırakıyorum. Bir başka tehlikeli süreç te Türkiye'de toplumun çok tehlikeli bir ayrışma noktasına doğru sürüklenmesidir. Bu da hiçbirimiz için sürpriz değildir. Açılım politikasının Türkiye'yi bu noktaya getirmesinde ne kadar büyük pay sahibi olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Türkiye'yi bir etnik gerilim ortamına sürükleyen politika 1 yıla yakın süreden beri uygulanmaktadır. Bir etnik ayrışma, etnik gerilim ortamı ne yazık ki iktidarın katkıları, öncülüğü, desteğiyle bütün ülkeye yaygınlaştırılmıştır, bu çok üzüntü verici bir tablodur. Bütün bunları ve bu gidişi biran evvel noktalama konusunda ağır bir sorumlulukla karşı karşıyayız. Halk oylaması bu çerçevede büyük bır fırsattır ve bunun en iyi şekilde değerlendirilmesi lazımdır. Milletimiz bu gidişe dur demeli ve son verilmesini sağlamalıdır. Terör, etnik ayrışma, hukuksuzluk dönemi artık kapanmalıdır. 12 Eylül bu konuda bir fırsattır. Bütün vatandaşlarıma bir çağrıda bulunmak istiyorum, iktidar ne kadar yanlış ve sorumsuz davranmış olursa olsun bizim toplum içindeki dayanışmamızı kardeşliğimizi, hiçbir şeyin tehlikeye atmasına müsaade etmeyelim.
ETNİK GERGİNKLİKLERE MÜSADE ETMEYELİM..
Yaşanabilecek olan bir takım çatışmalar gerginliklerin kesinlikle daha ileri boyutlara taşınmaması gerektiğinin altını çizen Deniz baykal, bir etnik çatışma ortamı kesinlikle oluşturulmaması erektiğine dikkat çekti. Baykal " Bu doğrultuda tahriklere kimse alet olmamalıdır. Olaylar büyük bir soğukkanlılıkla ve sorumlulukla kontrol altında tutulmalıdır. Kimse toplumda gerginlik yaratmaya, husumet oluşturmaya, çeşitli kesimleri hedef göstermeye yönelmemelidir. Bu doğrultuda gayret edenlere destek verilmemelidir. Türkiye'de etnik kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşçe yaşıyoruz, kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz. Ezici çoğunluk bu kardeşlik ortamını yaşatmak istiyor bunu bozmak isteyenlere alet olmayalım. Bütün vatandaşlarımızı sağduyulu davranmaya çağırmayı bir vatandaşlık görevi biliyorum.
Bir basın mensubunun Başbakan recep tayyip Erdoğan ile CHP lideri Kemal kılıçdaroğlu arasındaki ihanet tartışmasıyla ilgili olarak "Siz ihaneti bilir misiniz" sorusuna karşılık Baykal, polemiğe girmek istemediğini, ülkenin çok daha önemli problemlerinin olduğunu söyledi. Baykal "Siyasi polemiklerin ötesine bakmaya çalışıyorum, bakınca da gördüğüm buradan dile getirdiğim temel noktalardır. Türkiye'de hukuk çığrından çıkartılmak isteniyor buna dikkat. Hukukun önemini değerini bilelim, sahip çıkalım, acayip hukuk düzeni yaratmak isteyenlere meydanı bırakmayalım. Böyle bir süreç var mı var, şu anda bile var bugünkü anayasada ile var. Anayasa değişirse çığırından çıkacaktır ki toplum içinde etnik gerilim yaratmak isteyenlerin oyunlarına alet olmayalım, iktidarın bu konuda ciddi yanlış yaptığı açıktır. Türkiye'yi bu noktaya getiren sürecin sorumlusu hiç kuşku yok iktidardır ama olay artık iktidar tartışması olmasının ötesindedir. Türkiye'yle ilgili, toplumsal huzur, barışla ilgili temel konu haline gelmiştir. bunun dışında siyasette suçlamalar karalamalar polemikler tartışmalar her zaman yaşanır bunların bir önemi yok, bunlar demokrasilerde yaşanabilecek olaylardır ben unlarla meşgul değilim. Beni ilgilendiren Türkiye'nin birlik bütünlüğü, hukukun üstünlüğü. Bu ikisi tehlike içindedir. Yani bir 12 Eylül tartışması yaratarak bugünkü hukuk çarpıklığını gözlerden kaçırma oyununa kimse alet olmamalıdır. 12 Eylül bir darbe dönemidir. Şimdi bir demokratik hukuk döneminde olduğumuz ifade edinilmektedir ama bugün yaşananlar 12 eylül darbe döneminde yaşananlardan farklı değildir. Yani anlaşılıyor ki Türkiye'de bu kadar büyük hukuksuzluğun yapılması için bir askeri darbeye ihtiyaç yoktur bu dönem bize bunu öğretti" dedi.
ASKERİ DARBE DÖNEMLERİNDE YAŞANANLARI YAŞIYORUZ
Bir askeri darbe olmadan da ülkede masumiyetin yok sayılabildiğini haksız tutuklamalar yapılabidiğini, yüzlerce insana zulmedilebildiğinin anlaşıldığını ileri süren Baykal askeri darbe olmadan da bunun yapılabileceği ortaya çıktığını ve bunun çok acı bir tablo olduğunu kaydetti. Baykal "Türkiye darbe döneminde değil ama bir askeri darbe döneminde yaşananları yaşıyoruz herkesin hayatında darbe dönemlerinde yapılmayan müdahaleler yapılıyor. Bir kişiye karşı yapılan haksızlığa eğer toplum sesini çıkarmıyorsa o haksızlığa layık demektir yapılan haksızlıklara hep birlikte tepki göstermeliyiz. Siyasi günlük tartışmalar her yerde olur haklıdır haksızdır demem o polemiğin parçası olmam. Bu gidiş iyi gidiş değil. Türkiye çok yanlış, tehlikeli yönetiliyor işler çığırından çıkmak üzere Türkiye'de. Buna karşı gereken duyarlığı hep birlikte göstermek hepimizin boynunu borcudur. Bu gidiş Türkiye'yi demokrasiye taşıyacak bir gidiş değildir demokrasi denge rejimidir hukukun bağımsız işlediği ve siyaseti frenleyebildiği derecede demokrasi vardır. Hukukun siyaseti frenlemesi giderek zayıflamaktadır. Anayasa değişikliğiyle bu tümüyle ortadan kalkacaktır bunun demokratik gidiş olduğu ancak yutturmacadır aldatmacadır.
HAKSIZ UYGULAMALAR VATANDAŞLARIN DNA'SINI SARSIYON GENETİĞİNİ BOZUYOR.
Balyoz hereket güvenlik planı kapsamında 25'i muvazzaf 42 generalin de aralarında bulunduğu 102 sanık hakkında çıkartılan tutuklama kararıyla ilgili sordulan bir soruya ise Baykal, "Dünyanın hangi demokratik ülkesinde böyle bir olay yaşanır 8 yıl önce yapılmış tatbikat çalışmasıyla ilgili bir hukuki dava açacaksınız, şu anda ülkenin önemli noktalarında görev yapmakta olan insanları en ağır suçlamalarla yakalama emirleri çıkartarak hukuka ayıkırı bir biçimde yaka paça yakalamaya kalkacaksınız. Şık değil hukuki değil, demokratik değil yakışıksız çok yanlış işler yapılıyor. Bu yanlışlar sadece orda kalmıyor toplumun dokusu bozuluyor DNA sı sarsılıyor genetiği bozuluyor. Hiçbir demokratik ülke böyle bir travma yaşamamıştır. Ülkelerde darbe olur sonra darbe dönemleriyle hesaplaşır. Bizde darbe dönemi yaşanmadan yaşanması muhtemel darbe dönemiyle hesaplaşacağız diye 8-10 yıl sonra grev başındaki insanların böyle bir muameleye maruz bırakıldığına dair ne latin Amerika'da bir örnek vardır, ne Asya da bir örnek vardır. utanç verici bir tablo.." şeklinde cevap verdi.
Haberin Devamı...