Deniz Koru

Her Konu Hakkında Döküman ve Makale Bulabileceğiniz Bilgi Portalı.



 

Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
OGÜNhaber Portalı

OGÜNhaber - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 32.134
10 OGÜNhaber is on a distinguished road
Bulunduğu yer: Ulusal

15-04-2010
Ogün Erdoğan: Sulandırma Hareketi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD'deki temaslarını tamamlayarak ''ANA'' uçağıyla yurda döndü. Başbakan Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da geldi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin anayasa değişikliği ile ilgili önerisini, 'işin sulandırılması' olarak nitelendirerek, "Bizim bu kadar ciddi olan bir konuyu, bu kadar sulandıran bir yaklaşıma olumlu yaklaşmamız mümkün değil. Kaldı ki bu artık komisyondan geçti. Şimdi Genel Kurul'un gündemine geldi. Kendileri de muhalefet şerhlerini yazdılar. Pazartesi saat 12.00'den itibaren artık Genel Kurul'da bu tasarı görüşülmeye başlanacak" dedi. Başbakan Erdoğan, Deniz Baykal'ın AK Parti'yi
ziyaret edebilceği ifadesiyle ilgili de, "Bizim kapımız her zaman açıktır. Bizim odamızda kamera filan da yoktur" yanıtını verdi.

Başbakan Erdoğan, ABD'deki temaslarının ardından Türkiye'ye döndü. Esenboğa Havalimanı'nda bir basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Erdoğan, CHP'nin tartışılan üç konuya ilişkin maddeleri paketten çıkartılmasına ilişkin önerisinin hatırlatılması üzerine, CHP'nin kendilerine gönderilen taslağı kapağını bile açmadan Anayasa Mahkemesi'ne götüreceklerini açıkladığını söyledi. Daha sonra da sadece geçici 15. maddeyi Meclis'te görüşmeyi kabul ettiklerini ifade eden Erdoğan, bir başka partinin de anayasa değişikliği konusunu bütünüyle seçimden sonra görüşmek istediğini kaydetti. Başbakan Erdoğan şunları söyledi:

"Devlet işi ciddiyet işidir ve parlamento bu ülkenin en ciddi, en onurlu kurumudur. Bu parlamentoyu temsil edenler de dürüst, dikkatli, hassas davranmakla bu onurlu kurumu güçlendirirler. Biz hep bunu bekledik. Gerekirse, gelin bunu beraber yapalım dedik. 2008'de parlamento başkanımızın yazılı davetini kimlerin olumsuz cevap verdiğini hatırlayın. Ana muhalefet partisinin, o zaman Sayın Toptan'ın davetine verdiği olumsuz cevaplar var. Hep bunlar hep bir sulandırma hareketedir. Bunlar ciddi şeyler değil.

Biz bu kadar ciddi olan bir konuyu, bu kadar sulandıran bir yaklaşıma olumlu yaklaşmamız mümkün değil. Kaldı ki bu artık komisyondan geçti. Şimdi Genel Kurul'un gündemine geldi. Kendileri de muhalefet şerhlerini yazdılar. Pazartesi saat 12.00'den itibaren artık Genel Kurul'da bu tasarı görüşülmeye başlanacak."

Başbakan Erdoğan, hangi partiye mensup olursa olsun tüm milletvekillerinin aklı selim ile ülke çıkarları için bu teklifi değerlendireceklerine inandığını vurgulayarak, "Hepsi o kulübede vicdanları ile baş başa kalmak suretiyle 'egemenlik kayıtsız şartsız milletindir', 'ben bu milletin vekili olarak milletimizin talebi istikametinde', nedir bu talep, 82 anayasasının değiştirilmesine yöneliktir... Atılan adım, bunun bir kısmı ile alakalıdır. Ortak akıl, ortak payda bu değişikliğin yapılmasından yanadır. Bu istikamette ben milletvekillerimiz kararını vereceğine inanıyorum" diye konuştu.


"KATKI VERECEKLERSE GÖRÜŞMEYE VARIZ"

Erdoğan, bir gazetecinin "ABD'ye giderken ben de varım demiştiniz. Süreçte ne oldu da bu fikrinizden vazgeçtiniz" sorusuna, "Söylediklerimi saptırmayın. Biz bir şey söylüyoruz. Söylediğimiz, bize gelenler bir katkı sağlamak için geleceklerse biz bu katkıları görüşmeye varız. Ama bize gelecek olanlar, İstanbul'da yaptığım açıklamada ne dedim; bunları iyi takip edin. Kimse şark kurnazlığı ile yaklaşmasın dedik. Eğer şark kurnazlığı yapmaya kalkarlarsa kimse bunu hakaret olarak da telakki etmesin, en az biz de onlar kadar bu konularda kurnazız. Kusura bakmasınlar dedik. Burada değişen herhangi bir şey yok" yanıtını verdi.

Erdoğan, CHP lideri Baykal'ın gerekirse AK Parti Genel Merkezi'ne gideceğine ilişkin açıklamasının hatırlatılması üzerine ise, "Bizim kapımız her zaman açıktır. Bizim odamızda kamera filan da yoktur. Biz kamerayla falan da karşılamayız. Sadece eğer arzu ederlerse medyaya birlikte bir görüntü veririz. Ondan sonra hangi konuyu görüşeceksek onları görüşürüz. Çünkü misafirperverliğimizin gereği de budur. Kimseye kapımız kapalı değil. Siyaset yapıyoruz" dedi.

Erdoğan, ABD'ye giderken muhalefete TBMM Başkanı ile görüşmeleri gerektiğinin söylediğinin hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:
"Ana muhalefet lideri, kime çağrı yaptı. Meclis Başkanına mı, bana mı çağrı yaptı. Sayın Cumhurbaşkanına çağrı yaptı. İşin başlangıcı yanlış. Bu işin muhatabı bu safhada Cumhurbaşkanı değildir. Orada biz bir yanlışı düzelttik. Bu aslında, işte kurnazlığın bir yanı buydu, Sayın Cumhurbaşkanını siyasetin içine, yani tarafsızlığını ortadan kaldırarak, tarafsızlığına gölge düşürerek, siyasetin içine çekme gayretindeydi. Dedik ki bu konuda Meclis Başkanına gitmeniz lazım ve daha sonra Meclis Başkanına gittiler. Bu ilk yapılması gerekendi. Hatta bir önceki Meclis Başkanının davetiyle başlayan bir süreçtir. Yine ayın şekilde bu dönemde Meclis Başkanımızın riyasetinde yapmak mümkündü. Bu tür şeylerin hepsine varız, vardık.

Ama şimdi artık müsaade edin de artık komisyonda bunlar tartışıldı, görüşüldü, bitti. Bu dönemlerde bunların hiçbiri yok, sadece geçici 15. madde diye dayattılar. O olmayınca bu defa üç madde başlığı ile geldiler. Halbuki bunlar toplamda 11 maddeyi kapsayan bir yaklaşım tarzıydı. Bunun tabi olamayacağı ortada. Biz diyoruz ki 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletin' Sizlerde milletin vekillerisiniz. Gelin, vekiller olarak şu an parlamentodan bunları geçirelim. Ama millete gidelim diyorsanız, on ada varız. Millete gitmek için 330-367 aralığı söz konusu. Burada çıkacak bir sayıyla da zaten millete gideceğiz. Bundan da hiç rahatsız olmaya gerek yok. Milletimiz ne karar verirse, başımız gözümüz üstünde yeri var. Milletin rotasındayız. Milletimizin kararı bizim için demokraside her şeydir. 'Millet bilmez, biz biliriz' mantığı ile hareket edenlerde değiliz. Milletimiz en isabetli kararı verir diyoruz. Bundan da kimse çekinmesin."


"KAN KANLA TEMİZLENMEZ, SUYLA TEMİZLENİR"

Samsun'da Ahmet Türk'e yapılan saldırı ve ardından da Hakkari ve Adana'da çıkan olaylarla, İstanbul'da bir otobüse molotof kokteyli saldırısı yapılması ile ilgili gelişmeleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Erdoğan, öncelikle Türk'e yapılan saldırıyı şiddetle kınadığını söyledi. Türk'ü telefonla aradığını bildiren Erdoğan, gereğinin yapılması için ilgili bakanı ile de görüştüğünü ve gerekli çalışmaların yapılmaya devam edildiğini kaydetti. Başbakan Erdoğan, "Bu tür şiddetle ne yazık ki geçmişten bu yana birçok siyasi liderler hep karşı karşıya kaldılar. Aynı şey, birkaç kez bizim de başımıza farklı şekilde geldi. Diğer liderlerin de başına geldi. Herhalde bunlar da bu işin kaderinde var. Bunları görmek istemiyoruz. Kardeşlik değerlerine bu kadar olumlu yaklaşan bir toplumda bunların olmaması gerekir. Çünkü bunlar hiçbir zaman siyasette çıkış yolu değildir ve bunlar yanlış adımlardır" dedi.


"EMPATİ OLARAK GÖSTERMEYİN"

İstanbul'da belediye otobüsüne molotof kokteyli atılmasını tasvip etmenin de mümkün olmadığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sayın Türk olumlu açıklamalar yaparken, öbür taraftan bu tür olayların olması, bunun da nerelere vardığını gösteriyor. Kimse bunu bir empati olarak göstermeye gayret etmesin. Çünkü bir de böyle bir gayret var. Bu empati değil. Burada sorumluluk taşıyanların özellikle bu konuların üzerine gitmesi lazım. Bir devletin otobüsünün, kamu otobüsünün, halkın otobüsü, içinde halk var, burada atılan molotof kokteyli ile orada yaralanmalar, çok daha ağır olaylar da olabilir. Hiçbir şey olmasın, kamu malına zarar
vermeyi ne ile izah edeceksiniz? Bunlar yanlış şeyler. Nerede olursa olsun, bunların hiçbiri bu işin çözüm yolu değil. Şunu söylüyorum; pislik, pislik ile temizlenmez. Ağır bir ifade olacak; kan kanla temizlenmez, su ile temizlenir. Biz buna bakacağız ve barışı bunun üzerinde yürüteceğiz.

İntikam hislerini, kin hislerini, nefret hislerini bir tarafa koyarsak, inanıyorum ki, ülkemizde şu anda attığımız adımlar, bu demokratik açılım sürecini, üzerine bindirdiğimiz Milli Birlik ve Kardeşlik Projemiz çok daha güçlenerek ilerlemeye devam edecektir. Tekrar Sayın Türk'e tekrar şifa diliyorum. Gerek mensubu olduğu parti teşkilatına, ayrıca bu noktada inanıyorum ki onlar da üzerlerine düşeni yapıyorlar; aklıselim ile hareket ediyorlardır. Aklıselim ile biz bu olaylardan çıkmanın yollarını arayacağız."


ERMENİSTAN'LA İLİŞKİLER

Başbakan Erdoğan, gazetecilerin 24 Nisan tarihi öncesinde Ermenistan ve Türkiye arasındaki protokollerin ilerletilmesi açısından somut bir adım atılıp atılmayacağına ilişkin sorularını yanıtladı. Türkiye ve Ermenistan arasındaki diplomasi trafiği hakkında bilgi veren ve görüşmelerin sürdüğünü kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu çalışmalardan ne çıkacağını göreceğiz. Biz Türkiye olarak uluslararası hukukun gereği ahde vefadan hareketle burada tavizimiz yok. Biz, ahde vefaya saygılıyız. İsviçre Zürih'te ne imzalandıysa ona sadığız. Biz kendi hafıza kayıtlarımızı Türkiye olarak başka ülkelere dayatma gibi bir anlayışın içinde değiliz. Ama hiçbir ülke de kendi hafıza kayıtlarını Türkiye'ye dayatmamalıdır. Onlardan bu hassasiyeti bekleme hakkına sahibiz. İşin bir diğer boyutu; özellikle Zürih'teki imzalanan metinle alakalı.

Dağlık Karabağ konusuyla Türkiye-Ermenistan arasındaki kapılar konusu birbirine karıştırılmamalı gibi bir yaklaşım var. Biz burada diyoruz ki, 1993'te bu kapılar niçin kapandı? Kapanma gerekçesi bir işgaldir. Yani Azerbaycan topraklarının işgalidir. Şimdi bunun düzeltilmesini istiyoruz. Bunun düzeltilmesi halinde biz hemen adımı atarız, buna varız. Peki Azerbaycan bu noktada ne istiyor? Azerbaycan'da ilk etapta Aktan ve Fizuli reyonlarının açılmasıyla bizler Azerbaycan-Ermenistan arasındaki kapıları açabiliriz. Tabii burada farklı olarak Minsk Üçlüsü ile yaptıkları görüşmelerde bazı yaklaşımlar var. Anlaşamadıkları konu orası. Tabii o çözülemediği sürece burada bir sıkıntı yaşanıyor. Bunu Sayın Obama ile de, Sayın Medvedev ile de ve geçen hafta da Sayın Sarkozy ile bu konuları görüştüm. Temenni ederim ki, bu üçlü de bu çalışmayı biraz daha yoğunlaştırmak suretiyle burada bir çözüme varırız. 24 Nisan öncesinde başka bir gelişmenin olacağına ihtimal vermiyorum. Fakat 24 Nisan ile ilgili Sayın Obama bu tür bir açıklama yapacak, o tabii Sayın Obama'nın takdirindedir. Bu konuyla ilgili hassasiyetlerimizi zaten kendileri biliyorlar."


İRAN'IN NÜKLEER PROGRAMI İLE İLGİLİ BREZİLYA VE TÜRKİYE'NİN TUTUMU

Bir gazetecinin, "İran'ın nükleer programı ile ilgili olarak Brezilya ve Türkiye'nin tutumu birbirine yakın. Türkiye ve Brezilya'nın bir takım hazırlıklar içinde olduğu bilgileri geldi. Böyle bir çalışma var mı, varsa içeriğiyle ilgili bilgi verir misiniz?" şeklindeki sorusu üzerine Erdoğan, Brezilya ve Türkiye'nin İran'ın nükleer programı ile ilgili yaklaşımlarının büyük ölçüde örtüştüğünü söyledi. ABD'de 12-13 Nisan'da düzenlenen Nükleer Zirve'nin ardından şimdi de İran'ın 16-17 Nisan'da Nükleer
Güvenlik Zirvesi yapacağını belirten Erdoğan, Türkiye'nin bu zirveye davet edildiğini ve bir temsilcinin zirveyi izlemek üzere görevlendirileceğini bildirdi.

Brezilya ile Türkiye'nin bu konuda örtüşen noktalarının belli olduğunu ifade eden Erdoğan, "Biz tek şeyi arzuluyoruz. Demokratik çözüm yegane çözümdür. Diplomasi yegane çözümdür. Diplomasiden ayrılmamalı, kopulmamalı ve demokratik çözümden ayrılmamalı. Çünkü anti demokratik çözüm yollarının insanlığa bedeli çok ağır olmuştur. Bunları özellikle de bölgemizde yaşamak istemiyoruz. Burada bir özellik daha var. İran'a Türkiye dışında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinden kara sınırı olan bir başka ülke yok. Tek kara sınırı olan ülke biziz. 380 kilometre. Kasr-ı Şirin Anlaşması'ndan bu yana aramızda bir hukuk var, bunu bir kenara atamayız. Dostlarımızın da bizim bu konumumuzu iyi değerlendirmesi lazım" dedi.


DEVRİK KIRGIZ LİDER BAKİYEV'İN SIĞINMA TALEBİ

Ankara'nın Kırgızistan'daki geçici yönetime bakışının nasıl olduğu ve devrik lider Kurmanbek Bakiyev'in Türkiye'den sığınma talep edeceği yönündeki haberlerin sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, şu anda kendilerine ulaşan böyle bir talep bulunmadığını söyledi. Erdoğan, "Biz bu tür yaklaşımlara, yeter ki çözüme eğer bir vesile teşkil edecekse hazırız, varız. Çünkü Kırgızistan'daki bu gelişmelerin bedeli, gerek bizim orada yaşayan vatandaşlarımız açısından, gerek Kırgızistan açısından çok ciddi sıkıntılar
meydana getiriyor. Örneğin Kazakistan bile, 'Bakiyev bize gelecekse kapımız açık' diyor. Zaten onlar da irtibatı kurmaya çalışıyorlar. Sayın Nazarbayev'le de ABD'de konuyu şöyle bir değerlendirme imkanım oldu. Bildiğiniz gibi daha önceki cumhurbaşkanı da şu anda Moskova'da. Kırgızistan bu tür talihsizlikleri ne yazık ki yaşıyor. Bir an önce orada durumun normale dönmesi arzumuzdur, isteğimizdir. Zaten Dışişleri Bakanlığımız görüşme halinde" diye konuştu.

Erdoğan, Çin'de meydana gelen deprem nedeniyle tüm Çin halkına başsağlığı dilediğini de sözlerine ekledi.






Haberin Devamı...
Alıntı ile Cevapla
OGÜNhaber isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 

Bookmarks

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Erdoğan: Sulandırma Hareketi OGÜNhaber Politika 0 14-04-2010 19:40
Erdoğan: Artık Kaynaşma Zamanı OGÜNhaber Politika 0 07-03-2010 20:43
Erdoğan'dan Obama'ya tepki Serkan Politika 0 26-04-2009 23:09
İdeolojik siyaset en ucuz siyasettir Serkan Politika 0 01-03-2009 03:02
Erdoğan: Hadlerini bildireceğiz CRA Yaşam 0 11-09-2008 03:22


Tüm Zamanlar GMT -3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:49.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2005-2010 Deniz Koru by CRA