Ankara geçtiğimiz hafta en çok mayınları konuştu. Mayınlı yasa mayınlı bir ortamda geçti. Kimler ne söylemedi ki.
Genel Kurul ortamı o kadar çok gerildi ki Meclis Başkanı Köksal TOPTAN bir oturumu kendisi yönetmek zorunda kaldı. Yönetti de. Oturum sakin mi geçti.
Ne gezer. Her söz alan önce yasa teklifinin sakıncalarından bahis açtı.
Sonra da karşılıklı sataşmalar. Başbakan ERDOĞAN’a göre Türk Siyasi tarihinde ilk defa Meclis Başkanlık kürsüsü işgale uğradı.
Tabi geçmişte yaşanan gerilimli toplantıları hatırlayabilmesi için Başbakanımızın hafızası yeterli olmayabilir.
Ama en azından oturumu yöneten Meclis Başkan Vekiline önündeki bardaktaki suyu fırlatan bir eski sayın milletvekilini hatırlayabilirdi.
Oturumu iktidar milletvekillerinden daha çok muhalefet milletvekilleri ve parti başkanları takip etti. Son yılların en çok önerge verilen görüşmelerinden birine şahit olduk.
İlk görüşmede geri çekilen maddenin yeni şekli muhalefet milletvekillerini tatmin etmedi. Bu olumsuz bakışa bazı iktidar partisi milletvekilleri de iştirak ettiler.
Oturumlarda ilk defa AKP yeterli kadro ile tam sayıda iştirak sağlamasına rağmen beklediği etkinliği sağlayamadı. Ama sonuçta tasarıyı geçirmeyi bildi.
Şimdi bu yasa gerekli işlemler yapıldıktan sonra iptali için CHP tarafından Anayasa Mahkemesine götürülecek. İşte o zaman yeni mayınlar patlayabilir.
Ankara kulisinin ikinci konusu Zahit AKMAN. Olumsuz düşünenlerin iddiasına göre Başbakan Yardımcısı Bülent ARINÇ ve Başbakan ERDOĞAN gündemde çok uzun bir süredir yer alan Zahit AKMAN konusunu sonlandıramıyor.
Çok zarif bir şekilde istifasını isteyen Bülent ARINÇ hiçbir sonuç alamadı. Başbakan ERDOĞAN ise bu konuda herhangi bir tavrın içine girmiyor. Oysa Zahit AKMAN görevden ayrıldığı ve istifasını verdiği takdirde yerini doldurabilecek çok ciddi bir aday var Akif BEKİ. Basın Müşavirliğini başarıyla götürmüş olan Akif BEKİ’ yi bu göreve uygun görenlerin sayısı önemli bir miktarda artıyor.
AKP Genel Başkanı ve Başbakan ERDOĞAN partisinin kısaltılmış isminin AK Parti olduğunu belirtti ve bu söylem yerine AKP diyenler hakkında söylemediğini bırakmadı. Kısaca onlara bir yakıştırmada bulundu.
EDEPSİZLER! Oysa CHP, MHP, DP, DSP ve diğer partiler isimlerinin baş harfleri ile anılmaktan hiçbir şikayetleri yok acaba AKP ismini anarken A,K,P harfleri, hangi kelimeleri çağrıştırıyor ki bu konuda Sayın Başbakan çok ciddi bir hassasiyet gösteriyor. Halkımız bu konuda son derece üretkendir.
Mesela Demokrat Türkiye Partisini anarken Demirel’e tapanlar partisi diye bir tanımlama yapmıştı. DYP için Demirel’in yeni partisi diyorlardı.
Böyle bir tanımlama çıkarıldıysa, Partisinin simgesi olan AK Parti ismini belleklere yerleştirmek istemesinin elbette bir sebebi vardır.