OGÜNhaber Portalı
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 32.134
10
Bulunduğu yer: Ulusal
İP: 195.174.122.72
|
|
12-01-2009
|
Ankara’nın Taşına Bak - Yılmaz HASTÜRK
Dalga, dagaları kovaladı.Ergenekon’da 9 uncu dalgaya ulaştık.Yedi ilde, 2 si emekli Orgeneral 9’u Subay 37 kişi göz altında.
Bunlara, göz altında tutlan Orgeneral Tuncer Kılınç’ın ifadesi alınmadan önce hukuki yardım için gelen avukatı da eklendi.
Genek Kurmay’ın ışıkları sönmedi. Bütün gece boyunca üst komuta toplantı halindeydi.
Genel Kurmay Başkanı, ikinci başkan ve kuvvet komutanlarının eşleri Orgeneral Tuncer Kılınç’ın evine taşındılar. Güç birliği. Komuta heyeti durum değerlendirmesinde.
Ana muhalefet partisi lideri Deniz Baykal: “TÜRKİYE TARİHİ VİRAJI DÖNÜYOR… SİYASİ BİR SÜREÇLE KARŞI KARŞIYAYIZ…” İktidar partisinin cevabı grup başkanından geliyor: “İNTİKAM ARAYIŞI İÇİNDE DEĞİLİZ…” Kanadoğlu yüzlerce telefon alıyor. Demirel ve Necdet Sezer arıyor. Eski Cumhurbaşkanları destek veriyor.
Cumhurbaşkanı Gül toplantılarda.
İKİNCİ GÜN
- Genel Kurmay Başkanı
- Başbakan - İçişleri Bakanı
– Cumhurbaşkanı - İçişleri
– Adalet Bakanları ve Başbakan görüşüyor.
- Başbakan ve Cumhurbaşkanı baş başa.
Daha dün, üst yönetimlerdeydiler. Orgeneraller, profesörler İstanbul Emniyetinde bulundukları odada üşüdüklerini beyan edip, ifade vermek istemiyorlar. “üşüdük” diyorlar. Dışarıdan kendilerine (yün çorap, kaşkol, kasket) getirilmesini istiyorlar. Mümkün değil. Mevzuat müsaade etmiyor.
Yemek yemiyorlar. Çok acıkınca “kepek ekmekli tost yiyorlar” Diğerlerine dolma veriliyor. Kurtulmuş patlıcan doldurularak. Oysa; zaten 7 Ocak Tuncer Kılınç paşa için hoş bir gün değildi.
7 Ocak 1995 tarihinde oğlunu Bilkent yolunda trafik kazasında kaybetmişti. 13 yıldır 7 Ocak günü içindeki ateşin parladığı gündür. Oğlu Alper Kılınç’ı artık göremeyecekti.
7 Ocak 2009’da göz altına alınmıştı. 8 Ocak 2009. Yargıtay Başkanlığı Kurulu toplandı. Sonuç: Konu hassastır. Bir açıklama yaparsak ihzas-ı rey yapmış oluruz. Ancak, telefonlar bu şekilde dinlenmemeli…” Göz altına alınanlar “NE İÇİN GÖZ ALTINA ALINDIK BİLMİYORUZ…” diyorlar.
Nasıl olur? Burada bir yanılgı var ama yanılan kim? İşte “ANKARA’nın TAŞI” bu ikilem içinde oynuyor. Yerinde zıplıyor. Adı çılgın profesöre çıkan YALÇIN KÜÇÜK göz altı ve hapishaneye karşı “şerbetli olduğunu” her tavrı ve beyanı ile ortaya koyuyor.
Susurluk hükümlüsü İbrahim Şahin göz altında. Onunla birlikte aynı gün Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kandoğlunun evi aranıyor.
Arama son derece olumlu bir havada geçiyor. Polislerle birlikte evine gelen savcıya (genç meslektaşına): - Hoş geldiniz. Çekinmeyin diyor, güç veriyor. Kapıda gazeteci ve kameramanlar bütün bunlar 7 Ocak 2009’da saat 7 den itibaren yaşanıyor.
Yök eski başkanı Profesör doktor Kemal Gürüz, polis otosuna bindirilirken, acele ile sakallı bir polis başını bastırıyor. Önemli bir suçluyu arabaya sokar gibi. Tüm flaşlar patlıyor. Gazetelerin baş sayfaları için. Televizyon kameraları o yöne yöneliyor. Bu görüntüler de “ANKARA’nın TAŞLARINI” oynatıyor.
Ankara, sorumluluğun ortaklarını arıyor. Ergenekon’u tanımaya çalışıyor. Ankara, Ergenekon yapılanmasında “ihtilale zemin hazırlamak” iddiasını pekiştiren el bombalarını, silahlara, mermilere bakıyor.
Bilgisayar bilgilerini, telefon konuşmalarını merak ediyor. TBMM eski başkanı Hüsamettin Cindoruk, “bombalar, mermiler ateşli silahlar yasasına aykırı davranma suçunu oluşturur. Bu ülkenin askeri, polisi var. Bu bombalarla ihtilal mi yapılır?” diyor.
Saadet Partisi Genel Başkanı: “ihtilalin zemini oluşturuluyor. Bu el bombaları, Cumhuriyet gazetesi baskınında kullanıldı. Bütün bunlar ihtilal hazırlığı.”
Ankara her iki tarafı da dinliyor. Hüküm veremiyor hangisi doğru? Ve “ANKARA’nın TAŞI OYNUYOR” Eğer ANKARA’nın yakından tanıdığı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamında bulunan bir hukuk adamı Milli Güvenlik Kurulumuzun eski genel sekreteri bir Orgeneral, İkinci Ordumuzun Komutanı, YÖK gibi önemli bir kurumun başkanı emekli bir Tüm General ki, Genel Kurmay’ın eski Adli Müşaviri. Hukuk adamı.
Amerika’da olduğu için beklenen eski İstanbul belediye Başkanı, Bakan, Genel Başkan Bedrettin Dalan. Emniyet Amiri Ergin Kılınçoğlu.
Emekli ve görevde bulunan Subaylar bütün bunlar, “örgüt kurup, Ergenekon’a dahil oldukları” doğru çıkarsa, bu oynayan taşlar hepimize yol göstermiş olacak.
Aksi olursa, bu taşları yeniden kim yerine koyacak. Ankara’nın taşına sade vatandaş nasıl bakacak. İşte, konunun özü bu!..
yhasturk@ogunhaber.com

CRA- 11.Ocak.2009 Pazar - 19:34:00
Gazete baskısı için tıklayınız.
Yazarın diğer yazılarını okumak için tıklayınız.
|
|
|
|