ACAR: Atılgan,çevik, Gürcü soyundan
ACUN: Evren, kainat
ABDULLAH: Allahın kulu
ADAL: Ün kazan
ADAR: Uygur metinlerinde geçen bir Türk adı; olgunluk, erginlik; omuzdaş
ADNAN: insanlardan üstün olan; Vatan tutmak; Cennetin orta yerinin adı
ADSAY: Moğol hakanlarından biri (Ölümü:1434)
AFŞiN: Zırh,silah; Sultan Alparslan'ın komutanlarından biri
AHSEN: En güzel
AKAL: Beyaz ve kırmızı
AKAN: Akmakta olan
AKANAY: Akıp giden ay
AKARSU: Sürekli akıp giden su
AKDORA: Karlı dağın doruk noktası
AKEL: Eli uğurlu anlamında
AKIN: Düşman topraklarına yapılan saldırı. Birşeyin ardıarkası kesilmeyen geliş durumunda olması
AKINALP: Savaşan yiğit kişi
AKGiRAY:Temiz ve yaraşır
AKGÜN: Parlak gün, uğurlu gün
AKSOY: Temizsoy, paksoy; Uğurlu soy, kutlu soy
AKSU: Kayalardan sızan tatlı ve duru su. Anadolu'da birçok akarsu ve yer adı.
AKTAN: Ak renkli tan, kutlu tan, uğurlu tan
AKTUĞ: Beyaz renkli tuğ; Kutlu tuğ, uğurlu tuğ
ALANER: Alan eri, meydan yiğidi
ALATAN: Güneşin doğuşundan önceki vakit
ALATUĞ: Alaca renkli tuğ
ALAZ: Yanan bir şeyin yayılan alevi
ALDENiZ: Kızıldeniz, al renkli deniz
ALDOĞAN: Al renkli doğan kuşu
ALEMDAR: Sancak ya da bayrak taşıyan
ALGAN: Kentleri, ülkeleri ele geçiren, alan
ALGÜN: Kızıl gün; kızıl renkli güneş
ALi: Yüksek,büyük
ALiCAN: Ali+Can: üstün yaradılışlı yüce kişi
ALiHAN: Ali+Han
ALiNUR: Ali+Nur
ALiZE: Bir rüzgar adı
ALKAN: Al renkli kan, temiz kan
ALKANALP: Al kanlı yiğit
ALKIM: Gökkuşağı
ALKOR: Al renk almış kor ateş
ALP: Büyük işler başaran; yiğit
ALPAY: Cesur, ay gibi parlak, yiğit
ALPER: Yiğit er
ALPEREN: Ermiş yiğit, ermiş kahraman
ALPERGiN: Yiğit ve olgun, ermiş
ALTAN: Hakan'lara verilen san, güneişn doğarken ufka yaydığı kızıl renk
ALTUNA: Tuna ırmağının gün batarken aldığı durum için Osmanlılar'ın verdiği ad.
AMiL: Etken, etmen
ANDAÇ: Anılar, hatıralar
ANGIN: Ünlü, tanınmış
ANIL: "Başkaları tarafından sözün edilsin", sakin, yavaş, ağır
ARAS: Bir ırmak adı
ARDA: Meriç ırmağının bir kolu; Sonra gelen; işaret olarak yere dikilen nişan değneği
ARDAHAN: Arda+HAN; Doğu Anadolu'da bir ilimiz
ARDIÇ: Yemişleri ilaç olarak kullanılan ağaç
ARCEM: Ar+Cem (Namuslu, arlı hükümdar, padişah)
ARGUN: Gizli, saklı, arınmış. Kamıştan yapılmış bir çalgı; Vahşi hayvan
ARIN: Arınmak eyleminden arın; sade ol
ARKAY: Yükselmek, göğe doğru çıkmak. Her yana çıkık durmak
ARKIN: Yavaş, ağır, sakin
ARMAĞAN: Ödül
ARMAN: Kutsal rüya, ermek istenilen şey, arzu
ARSUN: Yüreğindeki temizliği yansıtan
ASLAN: Güçlü ve yırtıcı bir hayvan. Gürbüz ve yiğit kişi
AŞKIN: Aşmış, ileri
ATA: Dede ve büyükbabalardan herbiri
ATABEK: Selçuklularda şehzadelerin eğitimcisi
ATAHAN: Soyu hükümdarlardan gelen
ATAÇ: Atalardan gelen
ATALAY: Ünlü, soylu, tanınmış
ATANER: Baban, atan, soyun yiğit anlamında
ATA OL: Yüce bir insan ol
ATASAGUN: Doktor, hekim
ATASOY: Ecdadı soylu
ATEŞ: Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla ortaya çıkan ısı ve ışık
ATiK: Çabuk davranan, çevik
ATIL: Bir amaca doğru hızla ilerleme (A harfi uzatılarak okunmalıdır, aksi halde atıl durağan anlamına gelir)
ATILAY: ileri atılan
ATILGAN: Girişken, hevesli
ATiLLA: Hun hükümdarı (Attila olarak yazılan şekli de türkçedir.)
AYAZ: Hava ve gece için soğuk
AYBARS: Ay gibi parlak, pars gibi çevik ve güçlü. Hun Hükümdarı Atilla'nın amcası
AYBERK: Güçlü ışığı olan ay
AYDEMiR: Yüzü kavisli bir çeşit keser
AYDOĞA: Ay doğsun anlamında
AYDONAT: Işık donat, parlaklık donat anlamında
AYERDEM: Ay+Erdem
AYGEN: Dost, gönüldeş
AYKUT: Kutlu ay, uğurlu ay
AYTAÇ: Ay+Taç
AYTAN: Ay+Tan
AYTAŞ: Ay gibi parlak ve sert
AYTEK: Ay+Tek
AYTUĞ: Ay gibi parlak tuğ
AYVAZ: Savaş gemilerinde cerrah yamağı
AZAD: Özgür, kurtulmuş, başına buyruk anlamında
AZER: Ateş
BABÜR: Büyük Moğol devletini kuran hükümdarın adı
BAHA: Değer, kıymet, üstünlük
BAHADIR: Savaşlarda yılmazlığıyla üstünlük kazanan kişi
BALKAN: Sarp ve ormanlık sıradağlar
BALKAR: Kafkasya'da yaşayan Kıpkaç'ların bir kolu
BALKIR: Şimşek
BARAN: Direnci kıran, ulu, yüksek
BARBAROS: Avrupalılar tarafından Hayrettin Paşa'ya verilen isim
BARIŞ: Savaşın bittiğinin bir anlaşmayla belirlenmesinden sonraki durum
BARLAS: Cenkçi, savaşçı
BARTU: En eski Türk hanlarından biri
BAŞAR: Başarılı ol anlamında
BATIN: Karın, kuşak, nesil
BATU: Güçlü, kuvvetli
BATUHAN: Batının hanı; Güçlü, kuvvetli han
BATUR: Savaşlarda yılmazlığıyla üstünlük kazanan kişi
BATURALP: Yiğitler yiğidi
BAYHAN: Zengin han, soylu han; Beyhan
BAYKAL: Zengin kal, varlıklı kal anlamında; Deniz
BAYPARS: Zengin ve kaplan gibi
BAYÜLKEN: Yüce insan
BEDiZ: Resim, tasvir, süs
BEHA: Ender, zor bulunan
BEHiÇ: Şen, güler yüzlü
BELEN: Bel, geçit, iki dağ arasından geçen yol
BELGi: işaret, bellenecek şeye konulan im
BENGi: Ölümsüz, hep kalacak olan
BENGiSU: Ölümsüzlük suyu
BERA: ilim ve cemalde üstünlük
BERAT: Birine nişan, madalya veya herhangi bir ayrıcalık verildiğini bildiren belge
BERK: Sert ,sıkı ,sağlam
BERKAY: Güçlü ve ay gibi
BERKE: Altın ordu Hükümdarı
BERKiN: Çok kuvvetli, pekiştirilmiş
BERTAN: BER+TAN=Tan yemişi
BESiM: Güleç
BETiM: Kişi veya olayları gözde canlandırma, tasvir
BiLGE: Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kişi
BiLGEHAN: Bilgili ve soylu kişi; Göktürk imparatorlarından birinin adı
BiLGiN: Herhangi bir konuda derin bilgisi olan.
BiRANT: BiR+ANT= tek yemin
BiRGE: Hep beraber anlamında
BiRGEN: Yalnız, yalnızlığa alışkın
BiRHAN: Tek han, biricik han
BiRKAN: BiR+KAN= soyu tek
BORA: Yağmurdan önceki kısa ve sert yel
BORAN: Gök gürültülü sağanak yağış
BUĞRA: iki hörgüçlü,iri deve
BUĞRAHAN: ilk Müslüman Türk hakanı olan " satuk buğra han" adının birincisi. Kara hanlılar devrinde yaşamış ve topluca Türklerin toplu halde Müslüman olmasına vesile olmuştur.
BULUT: Havada asılı durumdaki su damlacıkları topluluğu
BURAĞAN: Kısa süreli ,güçlü yel.
BURAK: Kişinin ruh durumu; Hz. Muhammed'in Kudüs'te dağa çıkarken bindiği at benzeri hayvan
BURÇAK: Baklagillerden bir bitki
BURKHAN: Heykel
CAN: Yaşamı sağladığına ve ölümle vücuttan ayrıldığına inanılan soyut varlık
CANALP: CAN+ALP=Cana yakın, sevimli yiğit
CANBERK: Sağlam, canlı, metin
CANDAŞ: Candan, değerli dost
CEM: Hükümdar,şah
CEMRE: Şubat ayında birer hafta aralıklarla önce havada, sonra suda ve en sonra toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi: "Bu cemre sözü Arapça kor ateş manasındadır."
CENK: Savaş
CESUR: Cesaretli,gözüpek,korkusuz
CEYHAN: Akdeniz bölgesinde bir nehir
CiHAN: Dünya
CÖMERT: Eliaçık
CUMHUR: Topluluk,kalabalık
CÜNEYT: iyi ata binen binici
DAĞHAN: Oğuz tanrılarından biri; Yerkabuğunun çıkıntılı bölümleri; Eski Türklerde dağ tanrısı
DALAY: Deniz
DALGA: Denizin rüzgarlı havada kabarıp kıyıya sürüklenmesi; Hareketli su kütlesi
DARCAN: Sabırsız, aceleci
DEĞER: Yüksek nitelikleri olan kimse
DEHA: insan zekasının ulaştığı en yüksek nokta
DEMiR: Yeraltından çıkarılan işlemeye çok elverişli bir metal
DENiZ: Yerkabuğunun çukur bölümlerini kaplayan birbirine bağlantılı tuzlu su yığını; derya
DENiZ HAN: DENiZ+HAN
DERiN: Çok gelişmiş, çok ilerlemiş
DERMAN: Güç
DESTAN: Efsane
DEVRAN: Zaman; devir
DEVRiM: Hızlı,geniş kapsamlı niteliksel değişim
DiNÇ: Güçlü ve sağlıklı kimse
DiRiM: Yaşama gücü
DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; tabiat
DOĞAÇ: Önceden düşünülüp hazırlanmadan ortaya çıkan düşünce, eylem
DOĞAN: Kartalgillerden alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş
DOĞANHAN: Doğan kuşu gibi çevik ve atılgan han
DOĞU: Güneşin doğduğu ana yön, şark
DOĞUKAN: Doğu halkından olan
DONAT: Giyindir, teçhiz et anlamında
DORUK: Zirve, dağların en yüksek yeri
DORUKHAN: Hanlar hanı (Öneren: Bahar Hamarat)
DUMAN: Bir maddenin yanmasıyla çıkan renkli gaz
DURU: Berrak,saf
DURUL: Berrak duruma gel anlamında
DÜNYA: içinde yaşadığımız gezegen
ECEViT: Çevik, atılgan
EDiZ: Yüksek yer, herşeyin yükseği
EFE: Batı Anadolunun yiğidi
EFKAN: Çığlıklar, inlemeler
EFLATUN: Açık mor
EFSUN: Büyü
EGE: Yaşça büyük,ulu
EGEHAN: Engin denizlerin hükümdarı
EGEMEN: Gücü yeter olup buyruğunu yürüten
EKiM: Sonbahar mevsiminde bir ay; Toprağı ekme eylemi
EKiN: Tahılın tarlaya atılmasından harman oluncaya kadarki adı
ELÇi: Uzlaştırmacı
ELGiN: Yurdundan evinden uzak düşmüş kişi
ELHAN: Nameler, ezgiler
EMiR: Buyruk, komut
EMRAH: Saz çalıp, oynayan
EMRE: Dost, beylerbeyi, büyük erkek kardeş
EMRi: Emirle ilgili
ENGiN: Uçsuz ,bucaksız
ENGiNSU: Deniz anlamında
ENiS: Dost,arkadaş
ENES: Hz. Ali'nin komutanı
ERDEM: Alçak gönüllülük; Düşünce ve davranışta iyiliklerin bir araya gelmesiyle beliren yetkinlik; Yiğitlik, doğruluk
ERDENiZ: Deniz gibi geniş ve engin er
EREN: Kendini tanrıya adamış kişi; Evliya, aziz
ERENDiZ: Jüpiter gezegeninin adı
ERGiN: Olgunlaşmış, ermiş kişi
ERGUVAN: Eflatun ile kırmızı arası çiçek açan süs bitkisi
ERiM: Bireyin erebileceği uzaklık
ERiNÇ: Hiç eksiği ve üzüntüsü olmama durumu; Huzur
ERK: Güç
ERKiN: istediği gibi davranabilen,özgür
ERKSiN: Güçlü ve kuvvetlisin
ERKUT: Uğurlu er
ERSEN: Sen ersin anlamında
ERSiN: Ersin, erkeksin anlamında; Ateş küreği; Bir çeşit güzel kokulu bitki
ERTAN: Erken gün doğma zamanı
ERTUNÇ: Tunç gibi sağlam erkek
ERTUNGA: Yiğit, hakan
ESER: Yapıt
ETKiN: Hareketli, yaptırıcı
EVGiN: Aceleci, bir işin bir an önce olmasını isteyen
EVREN: Varolan şeylerin tamamı
EVRENSEL: Her şeyi kapsayan, dünya ölçüsünde olan
EYLEM: Bir amaç ve yöntemle yapılan hareketlerin tümü
EYÜP: Bir peygamber ismi
FADIL: Faziletli, ahlaklı
FAHiR: iftihar edilecek, övülecek
FAHRETTiN: Diniyle övünen
FAHRi: Şeref ve itibar için yapılan iş
FAiK: Üstün, yüksek
FALiH: Başarı kazanan, isteğine ulaşan
FARUK: Haklıyı haksızı ayırt edebilen
FATiH: Fetheden, hüküm veren
FAZIL: Faziletli, ahlaklı
FEHiM: Anlayışlı, zeki
FERDi: Kişiye özgü
FERHAN: Sevinçli, neşeli
FERHAT: Güçlüyü yenip bir yeri ele geçiren
FERiD: Eşsiz, benzersiz
FERiDUN: Eşsiz, benzersiz
FERiT: Avcı kuş
FERRUH: Uğurlu, kutsal
FETHi: Fetih ile ilgili
FEVZi: Zaferle ilgili; Galip, üstün gelen anlamında
FEYEZAN: Su baskını ,sel
FEYYAZ: Bol,verimli,gür
FEYZULLAH: Allah'ın bilimi
FEZA: Uzay
GERÇEK: Yakıştırma veya yalanı olmayan
GiRAY: Laik ve uygun anlamında; Eskiden Kırım prenslerine verilen unvan
GÖKADA: Samanyolu gibi bağımsız uzay adası
GÖKALP: Mavi gözlü genç ve güzel yiğit
GÖKAY: Hem gök, hem ay; Güzel ay
GÖKBERK: Sağlam ve gök gibi mavi; Engin ve erişilmez
GÖKDAL: Yeşil dal, yeni dal
GÖKHAN: Göğün hanı; Oğuz hanın altı oğlundan biri
GÖKMEN: Sarışın, mavi gözlü kimse
GÖKOVA: Muğla ilinde bir körfez
GÖKSEL: Gökle ilgili
GÖKSENiN: Gök sana ait anlamında
GÖKTUĞ: Gök+Tuğ= mavi rengi tuğ
GÖKTÜRK: Orta Asya da yaşamış eski Türk ulusu
GÖNEN: Yazın suyu kuruyan gölcük; Toprağın içerdiği nem, rutubet; Ekilecek toprağın tavlandırılması
GÖNENÇ: Bolluk ve rahatlık içinde yaşama
GÖRKAY: Güzel ay
GÖRKE: ihtişamlı, görkemli
GÖRKEM: Göz alıcı ve gösterişli
GURUR: Özsaygı, uçdeğer
GÜÇLÜ: Gücü olan kişi
GÜN: Güneş, güneş ışığı
GÜNAL: Işık al, ışıklı ol anlamında
GÜNDOĞAN: Güneşle doğan, gün doğarken olan
GÜNDÜZ: Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü
GÜNEŞ: Gezegenlere ısı ve ışık veren gök cismi
GÜNEY: Her zaman güneş gören
GÜNSU: Güneş gibi temiz ve berrak su; Hem gün, hem su
GÜR: Bol ve güçlü
GÜRDAL: Sık dal, bir araya gelmiş güçlü dal
GÜREL: Oluş ve dönüşüm durumunda bulunan
GÜRKAN: Kanı gür, sağlıklı, hareketli, yerinde duramayan
GÜVEN: Korku ve kuşku duymadan inanma duygusu; Herhangi bir tehlikeden uzak olma durumu
GÜVENÇ: Güvenme duygusu
HAFIZ: Koruyan, saklayan; Kuran'ı ezberlemiş kişi
HAKAN: Eski Türk ve Moğol hükümdarı
HAKKI: Doğrulukla, adaletle ilgili
HALDUN: Sonsuz, ebedi olan
HALiL: Yakın dost
HALiM: Sessiz, sakin; Yumuşak huylu; Yavaş
HALiS: Katıksız, saf, temiz; Yanlış
HALiT: Sonsuz, sürekli
HALUK: Herkesle iyi geçinen,temiz huylu
HAMDi: Allah'ı övmek, şükretmek
HAMDULLAH: Allah'ın övgüsü
HAMi; Himaye eden, koruyan
HAMiT: Övgüye değer
HAMZA: Heybetli, azametli
HARUN: inat eden, huysuz
HASAN: Güzellik, iyilik
HAŞiM: Gösterişli, muhteşem
HAŞMET: Görkem, gösteriş, büyüklük
HAYAT: Doğumdan ölüme olan süre
HAYATi: Dirilik, canlılık; Hayatla ilgili
HAYDAR: Cesur, yiğit
HAYRETTiN: Dinin hayırlı, mübarek kıldığı
HAYRi: Hayırla, iyilikle ilgili
HAYRULLAH: Allah'ın hayırlı ettiği
HAZAR: Barış, güven
HAZIM: Akıllı, işbilim
HINCAL: Öç al anlamında
HIZIR: Ölümsüzlüğe kavuştuğuna inanılan kişi
HiDAYET: Doğru yola girme, Müslüman olma
HiKMET: Bilgelik, özlü söz, vecize
HiLMi: Sakin, yumuşak huylu
HiMMET: Çaba, emek, irade
HÜDAVERDi: Allah'ın verdiği
HÜR: Özgür
HULKi: Yaradılışla ilgili, iyi huylu, ahlaklı
HULUSi: Saf, içi temiz, samimi, içten
HURŞiT: Güneş
HÜRYA: Ay gibi özgür
HÜCRAN: Özgür
HÜRKAN: Özgür soydan gelen
HÜNSAM: Keskin kılıç
HÜSAMETTiN: Dinin keskin kılıcı
HÜSEYiN: Küçük sevgili
ŞiMDiLiK BU KADAR YORULDUM