Kurucu/Admin
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 13.677
10
Bulunduğu yer: İstanbul/TURKEY
İP: 94.54.74.22
|
|
08-12-2009
|
Sinan MÜDERRİSOĞLU - "Abi"siz Lig...

Manisaspor maçından sonra bir maçta daha kendi evinde, kağıt üstünde kolay bir rakibe karşı, son dakikalara önde girdiği bir maçtan puan kaybıyla ayrıldı Galatasaray.
Öte yandan bu iki maçta kazandığı puanlar sayesinde, lig lideriyle arasındaki puan farkını bire indirdi. Alışmamız biraz zaman alacak bu konsepte.
İngilizce spor literatüründe “team to beat” diye bir kavram vardır; ligi kazanmak için geçilmesi gereken takım manasında. Yani bir nevi, ligin ‘ağır abisi’. Karşısına kendisini geçecek bir takım çıkmadığı sürece, o ligin doğal şampiyon adayı. Bu takımlar genelde ligi beklendiği gibi şampiyon kapatırlar, ama bazen de final niteliğindeki son maçlarda aldıkları kiritik mağlubiyetlerle kendisini zirveden indirmek için uğraşan rakiplerine boyun eğerler.
2 senedir ligimiz ‘ağır abisiz’ oynanıyor. Sezon başında kağıt üstünde bazı takımlar favori gösteriliyor ama sonraki gidişat hiç öyle olmuyor. Ligin 15. haftasının sonunda liderle beşinci arasında sadece 2 puan fark olan başka bir lig olduğunu sanmıyorum. Benzer manzaraları geçen sene de çok yaşadık. Nisan ayına geldiğimizde hala 5 takımın ciddi şampiyonluk şansı vardı. 1995-2008 arasında (bir sezonluk istisna dışında) Galatasaray-Fenerbahçe tarafından paylaşılan şampiyonluklara alışmış bir Ülke için, bu durum heyecan verici. Artık şampiyonluk mücadelesi veren bir takım o hafta berabere kalırsa puan kazanmış mı oluyor, kaybetmiş mi oluyor belli değil.
Genelde Ülkemizde yapılan yorumlar, bu durumun sebebi olarak büyük takımların kalitesizliğini gösteriyorlar. Ama Avrupa Kupaları’ndaki manzara bunun tersini söylüyor. Avrupa’da zorlanmayan Galatasaray ve Fenerbahçe, ligde bu kadar zorlanıyorsa, demek ki ligimiz sanıldığı kadar kolay bir lig değil. Belki futbol kalitesi çok keyif verici değil, ama mücadele etmeden, sadece takım isminin büyüklüğüyle maç kazanma dönemi 2 senedir bitmiş gözüküyor.
Geçelim dün akşamki maça. Galatasaray’lı futbolcular ilk yarıyı gereksiz görmüş olacaklar ki, 45 dakika boyunca pek bir gayret sarfetmediler. İkinci yarı oyun iştahları açıldı, pozisyonlar başladı, gol geldi. İkinci golü atıp, maçın kopartılması beklenirken, gereksiz bir gerginlik başladı takımda. Bir yandan hakemle manasız dalaşmalar, diğer yandan İBB atakları karşısında artan panik derken önce maçın kontrolünü sonra da puanları kaybettiler.
Düşünün ki İBB gibi bir takım, 90. dakikadan sonraki 4 dakikalık duraklama süresinde önce tehlikeli bir frikikle gol kaçırıyor, ardından başka bir pozisyonla gol buluyor. Yani ilk frikik gol olsa, belki maçı kaybedebilir bile Galatasaray. Nerede kaldı büyük takım tecrübesi? Oyunu soğutmak; veya hiç beceremiyorsanız sakat numarası yapıp oynu durdurma ‘profesyonelliği’ bu kadar mı zor? Son dakika golünü her takım yiyebilir ama bu rakibe karşı bu kadar paniğe kapılmak anlaşılır değil.

CRA 07.Aralık.2009 Pazartesi - 02:42:00
http://www.ogun.com.tr/index.php?mod=kose_yazilari&id=147&yazilar=4757
.
__________________
HTML clipboardMutluluk, Hepimize Sadece Kendi çizdigimiz Resimler ve Uzaklıklar Kadar Yakındır !..
|
|
|
|