Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşlarımızı Türkiye'de 12 Haziran'da yapılacak genel seçimleri heyecanlı bir şekilde bekliyorlar. İç meselelerimize yakın ilgi gösteren gurbetçiler gelecekten ümitli.
OGÜNHABER-ÖZEL - Almanya ve İsviçre'de yaşayan gurbetçilerimizi "oylarımızı nasıl kullanacağız" kaygısı sardığı gözlemlenirken, "Demokratik hakkımızı istiyoruz." diyen gurbetçiler, yurtdışında oy kullanılabilmesi için yetkililerin bir formül geliştirmesini bekliyorlar. Almanya'da yaşayan gurbetçilerimiz, Göçün 50. Yıldönümü'nü kutlayan Türk toplumunun, Almanya'da en büyük göçmen gruplardan biri olmasına rağmen hala seçimlerden mahrum olduklarının altını çiziyorlar.

İsviçre'de yaşayan Bilal Yavuz, "Her seçimde oy kullanabilmek için uçakla, karayoluyla Türkiye'ye gidiyoruz, bu bizlere yapılan eziyetten başka bir şey değildir. Ayrıca herkes bu imkâna sahip değildir. Bu konuda yapılan yasal düzenlemeye rağmen, YSK'nın gümrük kapılarında oy kullanılması ısrarına ise hiç birimiz bir anlam veremiyoruz" diyerek, bu sorunun çözülmesinin gerekliliğini vurguluyor. İsviçre'de görüştüğümüz gurbetçi vatandaşlarımız seçim sonucunda siyasetteki mevcut tablonun devam edeceğine inandıklarını belirterek, Türkiye'de yaşanan bazı olaylardan ise rahatsız olduklarını da sözlerine ekliyorlar.
Türkiye'nin dış politikada yakalamış olduğu başarının kendilerine onur verdiklerini belirten gurbetçilerimiz, ülke birliğimizi bozmaya çalışanlara ise polis ve askerin müdahalede yetersiz kalmasına üzüldüklerini belirtiyorlar.
İsviçre'de trafik polisinin yetkilerinin ülkemizdeki kolluk kuvvetlerinden kat kat fazla olduğunu belirten vatandaşlarımız, asker ve polise yetkilerinin geri verilmesinin gerekli olduğunu vurguluyorlar.
Yurt dışından Türkiye'nin durumunun çok iyi görüldüğünü belirten İsviçre'de spor kulubü yöneticisi olan eski Boksörlerimizden İbrahim Üzmez, "Türkiye'nin dünya siyaset sahnesinde kendinden emin adımlarla ilerlemesi karşısında imparatorluk hayalimizin gerçekleşeceğini düşünüyorum.
Anadolu toprakları artık bizlere yetmiyor ve dünyanın lider ülkesi olma yolunda hızla ilerliyoruz. 3 hilalli bayrağımızın yeniden dünya coğrafyasında dalgalanacağını ümit ediyorum" diyerek Türkiye'de istikrarın sürmesi için mevcut durumun devam etmesi gerektiğine işaret etti.
Türkiye'yi anavatan olarak gördüklerini söyleyen Çeçen asıllı Türk vatandaşı Adlan Munaev, Türkiye'de ki siyasi tablonun kendilerini cesaretlendiğini belirterek, esaret kelimesini unutturanların gurbet hayatında kendilerine büyük güç verdiğini söyledi. Gurbetçiler olarak Polis ve askerin yetkilerinin derhal geri verilmesini istediklerini belirten Ramazan Toksoy, Osmanlı torunları olarak yurdumda yapılan terbiyesizliklere karşı kolluk kuvvetlerinin elinin kolunun bağlanmasına anlam veremediklerini söyledi.
Vatan topraklarında huzursuzluk çıkaranlara sessiz kalmayacak olan hangi siyasi parti ise o parti'nin iktidara gelmesinin gerekli olduğunun altını çizen Toksoy, AB yasalarının Avrupa'da farklı Türkiye'de ise daha farklı olduğunu bizler ülkemizde ve Avrupa'da yaşayan bireyler olarak uygulamalı olarak görüyoruz. En ufacık bir trafik kazasında sert müdahale yapan Avrupa polisine rağmen ülkemizde bölücülere en ufacık bir müdahale yapılamıyor. Bu çifte standartın lütfen farkına varalım." dedi.
Gurbetçiler olarak kafalarının çok karışık olduğunu belirten eski güreşçilerimizden Sedat Yüksel, "Bayrağımıza ve değerlerimize saldırıda bulunan hainlerin ellerini kollarını sallaya sallaya rahatça ülkemde hareket etmelerine izin verilmesine bir anlam veremiyoruz. Taviz verilmesine üzülüyoruz" diyerek konunun acilen çözüme kavuşturulmasının gerekli olduğunu söyledi.
Haberin Devamı...