Deniz Koru

Her Konu Hakkında Döküman ve Makale Bulabileceğiniz Bilgi Portalı.



Dünya R.S.S. Haber Portalımız

 

Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
OGÜNhaber Portalı

OGÜNhaber - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 32.134
10 OGÜNhaber is on a distinguished road
Bulunduğu yer: Ulusal

İP: 195.174.122.72
05-01-2009
Ogün İnsan Haklarının “Ötekisi” Filistin - Hasan İsmail TUĞ



Jean Jack Rousseau bir yerlerde “tesadüfen Fransızım, mecburi olarak insanım” der. Yani insan doğası gereği devredilemez, vazgeçilemez haklara sahiptir.

Mensup olduğu etnik aidiyetten tutun içine doğduğu toplumun kültürüne kadar hiçbir şey insan için üstünlük veya aşağılanma ölçütü değildir.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin önsözünde “İnsanin zulüm ve baskıya karşı son çare olarak ayaklanmaya mecbur kalmaması için insan haklarının bir hukuk rejimi ile korunmasının esaslı bir zaruret olmasına…” diye devam eden önsözünü okuyunca insanın adalet ve hoşgörü duyguları kabarıyor.
İsrail’in uyguladığı devlet terörüne ve tüm kısıtlamalara rağmen kendi mevcudiyetini korumaya yönelik eylemlerle mücadele veren Filistin Halkı kelimenin tam anlamıyla yok ediliyor.

Kendisini önemli duygusal anlaşmaların tek sahibi ve koruyucusu olarak gören Batı medeniyeti bu utancı ortadan kaldırmaya yönelik en küçük girişimde bile bulunmadan, Hamas’ı suçlayarak işin içinden sıyrılacağını zannediyor.
(Ki bu konudaki zan uluslararası düzeyde her zaman haklılık seviyesindedir.)
İnsan haklarının aslında bir felsefi sisteme ait olduğu yönünde kaşı tez sunan kafatasçı milliyetçilerin görüşlerinin haklılığı her geçen gün artmaktadır.
İnsan hakları gibi su götürmez bir konuda “öteki”ne yapılan her şeyi mubah gören ve abuk sabukluk seviyesinde veto hakkı inisiyatifine sahip olan ülkelerin bulunması metnin ve kuruluşların sadece ruhsal rahatlama argümanı olduğunu kanıtlıyor.

İnsanlığa karşı işlenen suçlara mazeret uydurmak sistemin en güçlü üyelerinin uyguladıkları zulmün meşruiyetini attırmaktan başka bir şey değildir.
Yaşanan bu insanlık dramına “sivil kayıpların az olmasını umut ediyoruz” yaklaşımıyla taraf olan her kurum ve her birey bu utançtan payına düşeni almalıdır.
Çünkü gücü kutsamak, güçlüye biat etmek İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ruhuna aykırıdır.

YAŞAM HAKKI
İnsan ölümlerinin istatiksel veriler olarak algılanması ve müdahale etmede geç kalınması hıncın çıkarılmasına müsaade etmekten başka hiçbir şey değildir.


Kutsal sayılan yaşam hakkına kastedilmesini ve özellikle kadın-çocuk ayırmadan, hedef gözetilmeden yapılan bu tarz saldırıları nerede olursa olsun, şiddet kime uygulanırsa uygulansın kararlı bir şekilde reddetmeden bu tarz sözleşmelerin ve kurumların inandırıcılığı bundan sonra olmayacaktır.

BM organizasyonu tüm örgütlenmeler bu ve benzeri durumlarda çekimser davranırken savaş konusunda aceleci davranarak meşruiyetini tartışmalı hale getirmiştir.
Bu meşruiyet açmazı ilkel sayılacak şovenizme yol açma tehlikesini içinde barındırmaktadır.

Çünkü insanların, kendilerini başka bir millete ve inanca göre değersiz olarak görmeleri saikının, pekişmesiyle birlikte hoşgörüsüzlük son raddeye ulaşacaktır.
Ayrıca hoşgörünün sadece dışlanan “ötekinden” beklenmesi ise bambaşka bir sorundur.
Üç büyük inanç sisteminin kutsal saydığı bir coğrafyada işlenen bu insanlık suçuna ve özellikle çocukların bile gözetilmediği bir kirli imha planına seyirci kalan ve/veya bu dramın kanlı aktörünü doğrulamaya çalışan her insan bu yaşananlardan vicdanen sorumludur. Evet, vicdan terazisinin yaptırımı somut değildir fakat kendi vicdanında mahkûm olmak bir insan için en ağır yaptırımdır.
Yaşanan bu insanlık suçuna Türkiye’de iktidar, muhalefet, asker, sivil toplum ve bireylerin bir bütün olarak karşı çıkması ise dünya için ders niteliğindedir.
Özellikle bu drama karşı bir bütün olarak tepki veren tüm kurum ve bireyleri can-ı gönülden kutluyorum.


ismailtug@ogunhaber.com

CRA- 04.Ocak.2009 Pazar - 22:28:00
Yazarın diğer yazılarını okumak için tıklayınız.
Alıntı ile Cevapla
OGÜNhaber isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 

Bookmarks

Etiketler
filistin , hasan ismail tuğ

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
“Gölge CIA” ne Diyor? - Kenan AKIN OGÜNhaber Politika 0 16-03-2009 15:55
“Mabibi na Mabwana” ... - E.Kaan İPEKÇİOĞLU OGÜNhaber Politika 0 02-03-2009 14:28
Can’a Çok Kızdılar “Mustafa” OGÜNhaber Yazarlar 1 21-11-2008 05:14


Tüm Zamanlar GMT -3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2005-2010 Deniz Koru by CRA